|
Plane & Deep Divers 
Koskoca iki sezon hep birlikte güzel eğlenceli dalış ve gece akışlarıyla geçti.
Cüneyt Hocam , bu dalış ve akışlarımız hakkında web sitesinde yayınlanmak üzere bir çok kez köşe yazısı yazmamı istedi fakat o ilham ve cesareti içimde bulamamıştım taa ki Uçak Batığına kadar...
Kaş dalışının 3.günü büyük bir yeni yıl süprizi ile karşılaştım. Fliying Fish diye adlandırılan bölgede bulunan Uçak Batığına Cüneyt Hoca bir derin dalış planlamıştı. Bu dalışın en onur verici tarafı ise teknede bulunan 40 kişilik dalış ekibinden sadece hocam ve benim batığa inmeye karar verişimiz oldu. Ekipmanlarımızı hazırladık ve elbiselerimizi kuşandık. Uçak batığı ile ilgili kısa bir brifingten sonra kendimizi Akdeniz in sımsıcak güneşi altında parıldayan masmavi sularına bıraktık.
Dalışa başladığımızda aklımda halen Uçak Batığı ile ilgili verilen brifingte anlatılan konular vardı. 2.Dünya savaşında Meis adasından açılan ateş sonucunda 2 İtalyan savaş uçağından biri Meis adasının batısına Yunanistan kara sularına , diğeri ise Meis adasının doğusuna Türk karasularına düşmüş , pilotların cesetleri Türkler tarafından bulunup Kaş a defnedilmiş ancak daha sonra İtalyan hükümeti pilotların naaşlarını İtalya ya nakletmiş. Uçak 3 adet 12000 beygir gücünde yıldız tipi Rolls Royce motorlu çift kişilik avcı uçağı.
1994 senesinde bölgedeki bir dalış merkezinin eğitmeni tarafından şansa bulunmuştu. O günden bugüne dalış yapanlar tarafından hatıra amaçlı bir çok parçası sökülüp alınmış ve uçak tamamen bir enkaz yığını haline getirilmiş. Sadece 3 adet motor pervanesi ve kabloları kalmış , motor bölümleri 58 mt de görülmeye başlamakta , kuyruk ve diğer parçalar meyil nedeniyle 70 mt ye kadar uzanmaktadır.
İşte bunları düşünerek ve orta suda alçalarak dalışa devam ettik. Şansımıza akıntı yoktu , su çok berraktı ve görüş mesafesi 25-30 mt arasında idi. Maviliğin büyüleyici atmosferi altında bilgisayarıma baktığımda 42 mt de olduğumuzu gördüm müthiş bir heyecan kapladı bütün vücudumu ..HEDEFE YAKLAŞIYORDUK..
Diğer dalışlarda görmek için can attığımız 30-40 kg ağırlığında iki orfoz salınarak önümüzden geçerken Cüneyt Hocama gösterdim. Sadece bana baktı ve alaycı bir tebessümle cevap verdi. O an herşeyi anladım , bu bakış bana bir talimattı ORFOZU BIRAK UÇAĞA BAK...
Takriben 50 mt lerde , talimatın bana verdiği hırs ve enerjiyle uçağı gördüm. Bu ne müthiş bir duyguydu.. Denge yeleğimdeki kornayı öttürerek Cüneyt Hocama o müthiş manzarayı yani Uçak Batığı nı gösterdim. 10 mt daha alçalarak uçagın üzerine geldik , güvenli bir dalış planladığımızdan 61 mt de 1,5 dakika gibi bir zamanımız vardı. Cüneyt Hocam , profesyonel bir sualtı kameramanı gibi deklanşöre devamlı basarak , bu gerçekleştirilmesi güç dalışı ölümsüzleştirmeye başladı , banada sadece poz vermek kaldı.
Bu çok güzel anlar dalış bilgisayarlarımızın dekosuz dalış için son bir dakika uyarısı ile kesildi. Cüneyt Hocanın çıkıyoruz işareti ile birlikte yükselmeye başladığımızda son bir kez dönüp uçak enkazına baktık. Mavi derinliklerin gizemi , savaşın acımasızlığı , yaşanmış ve bitmiş trajik bir öykü orada yatıyordu.
TEŞEKKÜRLER KURBAĞA ADAM..
TEŞEKKÜRLER CÜNEYT HOCAM..
BANA BU DÜNYAYI TANITTIĞIN VE GÜVENDİĞİN İÇİN... X Kişi / Rescue Diver x@hotmail.com
|