|
GARABE DALGIÇ 
Günümüzde en az bir kere sualtı deneyimi yaşayanların sadece % 20 si ilk basamak scuba eğitimini bitirmekte ve bu bitirenlerinde % 7 lik bir kısmı aktif olarak dalıcılık yapmakta veya eğitimlerini ilerletmektedir. Bu ilerletenlerin yarısından fazlası daha sonra deviye olmakta ( sapmakta ) ve dalış faaliyetlerini özelleştirmektedirler.(eğitmen olma , fotoğraf çekme vb.)
Peki Garabe Dalgıç kimdir ?
Şimdi yukarıda sözü edilen yüzdelerin neresine sıkıştırılacağı belli olmayan bir grup dalgıcın durumu son derece karmaşıktır.Bunlar aslında sualtında belki en tehlikeli belkide en tehlikesiz dalgıçlardır ve kendi gerçek istekleri dışında dalıcılığa itilmiş , sokulmuş , angaje edilmiş , sualtı ile ilgili söylemleri çoğu zaman gerçek duygu ve motivasyonlarını yansıtmayan garabe dalgıçlardır.
Kuvvetle olası ; istatistik olarak incelense , garabe dalıcıların büyük bir kısmını , dalıcı eşlerinin ( erkek veya kadın ) oluşturduğu gözlenebilirdi. Gerçektende sualtını tutku haline getiren , özellikle % 7 lik kısmın içinde bulunan dalıcıların çevreleri ile iletişiminde birtakım değişiklikler olmaktadır.Bunların büyük bir kısmı , yeni ve devamlı ilişkilerini yine sözü edilen % 7 nin içinde bulmakta , ev yaşantılarına eşya seçimlerine , bütün boş vakit ve tatil değerlendirmelerine , hatta çocuklarının , ev hayvanlarının isimlerinin konmasına kadar , denizi veya sualtını işin içine sokmaktadırlar. Bu kişiler hayatlarını sualtından sağlayan dalıcılar değillerdir , ama garabe dalıcıların pek çoğu işte bu kişilerin ürünüdür. Eğer bu durumdaki bir dalıcı , kişisel farklılaşmasını , içinde bulunduğu küçük sosyal yapının ( aile , arkadaş grubu , iş yeri çalışanları vb. ) içine yaymaya çalışıyorsa ve etki altındaki kişiler , özellikle ilişkilerin devamı adına sualtı ile ilgilenmek zorunda bırakılıyor yada kalıyorlarsa , bu duruma düşen kişiler için GARABE DALGIÇ terimi kullanılmalıdır.Nitekim bu durum , evli çiftler veya cinsel arkadaşlıklar arasında sıklıkla görülmektedir ve ülkemizde garabe durumunda olanların yüzdesi , en azından şimdilik , kadınların tarafına yüksek göstermektedir.
Kısacası ; garabe dalgıç , "mecburen bu faaliyetin içinde olup fazla şikayetçi görünmeyen" kişilere verilen isimdir.
Şimdi , evli ve iki çocuklu bir erkek dalıcıyı ele alıp iki senaryo düşünelim. Bu dalıcının eşininde , aslında suyla arasının pek iyi olmadığını , sualtına özel bir ilgi duymadığını , ama sualtına girebilecek ve sportif dalışın çok temel gereklerini ( zor da olsa ) yerine getirebileceğini var sayalım.
Birinci senaryoda , erkeğin sualtı ilgisinin giderek arttığını , buna karşın kadının dalıcı olmaya niyeti olmadığını düşünelim.Erkek , eskiden eşine ve çocuklarına ayırdığı zamanın büyük bir kısmını sualtına ayırmaya başlayacak , kadın eğer dalış yapmak istemiyorsa , bu faaliyetlerin yapıldığı yere gelse dahi , çocukları avutacak ve dolayısyla faaliyetin dışında , ortamdaki diğer kişilerden soyutlanmış olarak kalacaktır.Bu sırada , bir ihtimal , eşinin , sualtına onunla birlikte giden diğer dalıcılarla , hele hele kadın dalıcılarla çok hoş sohbet içinde olduğunu gözleyecek , bunu dert etmediğini göstermeye çalışırken aslında içindeki dürtünün sonucu herkes tarafından biliniyor olacaktır. O dürtü ; kendisine ait olduğunu sanageldiği paylaşımın , meğer gerçek olmadığı sancısı ile karşı gelimler, engellemeler ve sonrasında , artık faaliyete " fasulyeden katılmama" , kocası dalış yaparken evde kalma , çocukları ile ilgilenme , yalnızlaşma , giderek daha kötü olma , sualtından şikayet etme , kocasının dalış gezisine gitmesini anlayamama haline geliştir. Bu gezilere katıldığında ise , hep "dışarıdaki " kimliği olacak , fazlalık oluşturacaktır. Kadın , kendisine bir uğraş bulsa , başka arkadaşlar edinse dahi eşiyle ilişkisi artık eskisi gibi değildir.
Bundan kurtulmanın iki yolu vardır: Birincisi , eşinin bu sualtı macerasına bir son vermesini , en azından seyretmesini sağlamak ( ki bu çok zordur ve bunu sağlamak için daha güçlü keşfetme sonuçları olan bir başka uğraşa sokmak gerekir.Sonuç değişmez ) diğeri ise kendisininde sualtıyla ilgilenmesi , en azından öyle görünmesi , böylece ilişkiyi kurtarmasıdır.
İkinci senaryoya göre , kadın biraz daha öngörüşlüdür, gezmek ve görmekten zevk alır. Kocasının sualtı faaliyetlerini izler ve birlikte olur ; ama asıl amaç , vazgeçemediği birlikteliğinde paylaşmaya devam etmektir.Sualtına o da ilgi gösterir.Dalış yapar ; fakat kocasının bu faaliyetten sıkıldığı gün malzemesini çöpe atacak ilk kişi aslında odur. Bu kişilerin dalış frekansları daha seyrektir ve bütün dalış kararlarıyla programlar , kocası tarafından yapılır. Asla herhangi bir dalışın sorumlusu yada lideri olmazlar.Bir kişinin dalmaması gereken durumlarda ( arkadaş sistemi sorunları ) onlar hemen gönüllü olurlar.Sık sık güneşlenmeyi ve yüzmeyi sevdiklerini söylerler.Dalış faaliyetlerinde gereken , içecek ve gıda gibi ihtiyaçları , onlar düşünür ve sağlarlar.Çoklukla kendi malzemelerini sağlamakta yetersizdirler. Zaten yeterli olmayı pek istemezler, en azından çaba göstermezler.Bütün malzemeleri , kocaları tarafından satın alınır.Sualtında da sürekli bir koruma altındadırlar. Yine kocaları , özel dalışlarında eşleriyle birlikte olmak istemezler ( fotoğraf çekme , derin veya riskli dalışlar gibi )
Birinci senaryodaki kadın için durum çoklukla umutsuzdur.Özellikle evli ve çocuklu kadınlarda , entellektüel seviye yüksek olsa dahi , sonradan bir boşvermişlik gelişir. Evliliğin sürdürülmesine kararlı kadınların " aman ne yaparsa yapsın , ben çocuklarımla ilgilenirim " anlayışının ağır bastığı gözlemlenmektedir.Fakat eşler , çocuklarıda sualtı macerasına sürüklemeye başladığında ( dalıcılar , çocuklarına sualtını gösterecekleri günün gelmesine pek meraklıdırlar ve o günün gerçek fizyolojik doğrular eşliğinde gelmesini bekleyemezler ) kadın endişe duyar. Çocuklarının başına bir iş gelmesinden korkar ve bunu açıkça ifade eder.
İkinci senaryoda yer alan kadınla birincisi arasındaki tek fark , sonuca giden yolların güzergahının farkından başkası değildir.Yani sonuçlar çoklukla aynıdır.İkincisinde sadece süreç daha uzundur ve birincisinde olduğu kadar , en azından kadın için , sancılı değildir.
Garabe dalıcılar , sadece eşlerden ve pek tabii kadın eşlerden oluşmaz ; ama evlilik durumunda , eğer çocuk yoksa , çiftler mutlaka bir çözüm arayışına girerler veya boşanırlar.Hiçbir boşanmada asıl neden sualtı ilgisi değildir elbet.Sadece ortaya çıkarttığı paylaşımsızlık , diğer ilgiler ve diğer ilgilerin özellikle kadın tarafında kuşku , kabus haline dönüşmesidir.
Evli olmayan çiftlerde ise kopmalar çok daha hızlı ve nettir.Bekar dalıcıların arasında , dalıcıların birbirleri ile dalış faaliyeti içinde tanışıp evlenmeleri olayı sıktır.Bunlarda sonradan garabet nadiren görülsede , eşlerden birisinin daha sonra sualtına ilgisini yitirmesi sonucu ortaya çıkan durum , çoğu kez garabe dalıcı tanımına sığmaz.
Arkadaşlar ve patronların çalışanları , çocuklarda garabe dalgıç olabilir.
Kendisini belli bir topluluk içinde olmaya zorunlu hisseden kişiler vardır.Bunlar , içinde bulundukları topluluğun varlığı kadar vardırlar ve topluluğu önemserler.Bunlar ; çoklukla sessiz , bütün olan bitenle hemfikir , sürüklenebilir kişilerdir.Sırf topluluğun içinde kalabilmek için , kendilerine uygun olmadığı halde , öne sürülen işlere girebilir , kabullenebilirler.İki kişi dahi olsa , bir arkadaş grubu yada örgüt içinde , bu nedenle sualtı deneyimi yaşamış olanlarla bu deneyimlerini devam ettirmek zorunda olanlar sayıca hiçde az değildir. Bu kişilerde elbette garabe dalgıçlardır.Yani mecburen. Bütün diğerleri gibi , bunlarda hep ikinci sıradadırlar.Gelişme ve eğitimi ilerletmeyi aslında istemezler.İlerlemiş olanlar incelenirse , zorla veya eğitmenleri istediği için böyle yaptıkları görülür.
Patronları veya üstlerinin zorlamasıyla sualtında bulunanların veya sırf bu nedenle , sualtı ile ilgili konuları takip edip çeşitli işler yapanlarında durumu farklı değildir.Sıkı dalıcı durumundaki bir genel müdürün çevresindeki bütün çalışanları , bir şekilde sualtı ile ilgili olmalımıdır ? Eh
Bazı kamu kurumlarının üst düzey yöneticisi olan " sıkı " dalgıçların astlarını sualtıyla ilgili konularda "mesai saatleri içinde " çalıştırdıkları , bu kişilerin , onunla birlikte sualtı faaliyetlerine katılmak zorunda kaldıkları ve böylece garabeleştikleri bilinen bir gerçekmidir ? Eh
Garabe dalgıç terimi , kesinlikle bir aşağılama veya acıma anlatımının lakırtısı değildir.Bu kişisel bir durumdur.Hatalı bir seçim durumunu göstermez. Tersine , mecburiyet anlatımıdır yani aslında bu kişiler özverilerini ortaya koymuşlardır.Eğer özveri , " elden geldiği kadar " sıfatını taşıyorsa , bu durum sualtı için tehlikelidir.
Diğer taraftan , garabe başlayıp garabeleştiren durumlarda vardır. Bu , bir şekilde sürüklenmiş , kişilik ve ilgilerin pek yoğunlaşmadığı bu yerde eğreti duruyor görünen dalgıçlar , zaman içinde devinebilirler.Bu tür durumları , daha çok , sualtında bir duygu yada nesnenin keşfi veya faaliyet içinde bulunan bir kişiye özel ilgi sonrasında gözlemek olasıdır. Neticede garabe dalgıç olarak başlayan , fakat sonradan kendisi garabeleştiren konumuna ulaşan dalıcılar vardır.
Kaynak : TurkDive Cüneyt Çakın / IDC Staff Instructor cuneyt@kurbagaadam.com
|